Follow by Email

22 Temmuz 2016 Cuma

Kitap Çekilişi Başlasın O Vakit :)

Herkese selamlar

Dedim ki biraz havamız değişsin, bir çekiliş yapayım. Buralardan beni tanıyan dostlar bilir, ciddi vakit sorunu yaşayan bir kişilik olarak katılım süresini de biraz uzun tutayım. 30 Ağustos Zafer Bayramı akşamı çekilişi yaparım.Yaparım dediysem kağıtlara yazıp Duru'nun ellerine teslim ederim. O şanslı kişiyi seçer. Kuşuna çekiliş yaptıran var, benim kızımın neyi eksik :)  Bence uygun, sizce de uygunsa başlayalım o vakit :) 





1. Kitap: GÖÇ
Yazar : Mevlüd SÜLEYMANLI
Tanıtım Bülteni : 

Bu roman Azerbaycan'da yaşanan içli, buruk, şiir yüklü bir destandır. Yaylaların sade, sevgi ve hareket dolu hayatında masallar düşlere, düşler gerçeklere karışır. Karakelle aşiretinin göçerleri tabiatın canlı olduğunu bilir ve öylece onunla bütünleşirler.İnsan yine ayni insan; hırslı, intikamcı, iyiliklerle ve kötülüklerle dolu. Ancak, bu romandaki zaman, mekân ve anlatım güzelliği kötülükleri bile kurala bağlıyor ve duygusal etkisini hafifletiyor; sevgi ve güzellik öne çıkıyor.Mevlüt Süleymanlı, yirminci asrın başlarındaki göçerlerin hikâyesini günümüzün bir Dede Korkut'u gibi anlatmış ve kutlamaya değer bir başarıya ulaşmıştır. Azerilerin san'at gücünü bir kere daha ortaya koyan bu romanı büyük bir zevkle okuyacaksınız.



2. Kitap : LANETLİ EV
Yazar : Ş. Serda KAYMAN
Tanıtım Bülteni : 

“Onlarla bir kez karşılaştınız mı bir daha kaçamazsınız !..”
“Her şeylerini kaybeden bir çift ve yeni bir başlangıç için yerleşmek zorunda kaldıkları bir köy evi; insan hayatı daha ne kadar dibe gidebilir ki…”
“Dayanamayacağım.” diye düşündü. “Ellerim tutundukları yeri bırakacak ve boşluğa düşeceğim.” Korku, susuzluğunu bastırmaya başlamıştı. Aptallığına kızıyordu. Tırmanmak onun neyineydi. Titreyerek başını gökyüzüne çevirdi. Dolunay şimdi tam tepesindeydi. Yapmak zorundaydı, tek yol yukarısıydı. Tüm gücüyle kendini yukarı itti. Sonunda en tepeye vardığında nefes nefese kalmıştı. Sürünerek kendini toprağın üstüne bıraktı. Her yer bembeyazdı. Önce yorgunluktan görüşünün bulandığını düşündü. Ama hayır, gerçekti. Dolunayın altında, fosforlu beyaz parıldayan bir çiçek denizinin karşısında duruyordu.



3. Kitap : BİZİM DİMİTRİ
Yazar : Harun ÇELİK
Tanıtım Bülteni : 

Bir ömür oldu Yunanistan’a geleli ama buraya alışamadım. Evlendim, ev bark edindim, çocuklarım oldu ama kendimi halen buraya ait hissedemiyorum. Bir gün olsun Prevezeliyim ya da Yunanistanlıyım demedim. Diyemedim çünkü ben İstanbulluyum, ben Anadoluluyum. Burası benim yaşadığım yer ama benim vatanım Türkiye’dir. Ben burada olsam da ruhum hep İstanbul’da” diyordu Dimitri Abi.



Ayrılma vakti geldiğinde Olga Ablanın benden bir ricası oldu: “Harun kardeşim. Sana bir şişe su versem. Samsun’a gittiğinde bir avuç toprak alsan, bir saksıya koysan ve bir çiçek diksen. Karadeniz’in toprağına diktiğin o çiçeği sana vereceğim su ile sulasan. Ve sonra, çiçeğe ve toprağa ‘Bu Olga’nın suyudur, Yunanistan’dan size gönderdi’ desen.” Olga abla bunları söylerken, çok duygulandı ve ağladı.




Bu üç güzel kitap bir şanslı kişiye gidecek. Kargo ücreti tabi ki benden. Takip edip kullanıcı isminizi ve kazanmanız durumunda ulaşabilmem için mail adresinizi yazmanız yeterli. Herkese açık facebook ve twitter paylaşımlarınızı link olarak yazarsanız her bir link için +1 isminiz yazılır. 

Ve güzel bir dilekle sonlandıralım. Güneşin doğuşunu, sadece o anın tadını çıkarmak için beklediğimiz gecelerimiz olsun...